Anasayfa'ya gitmek için tıklayınız.

 

 

                                                          

İletişim
Konuk Defteri
Sık Kullanılanlara Ekle
Giriş Sayfam Yap!

            

ATATÜRK KÖŞESİ

Sendikalı Olmak
Tarihçemiz
Atasen Marşı
Temel İlkelerimiz
Tüzüğümüz
Genel Merkez
Temsilciliklerimiz

BELGELİK

PROJELERİMİZ

HUKUK DANIŞMANLIĞI

BAĞIŞ

 

 


ATASEN BASIN AÇIKLAMALARI
 

 

 

Türkiye İçinde Bir Kürdistan Asla Kabul Edilemez

 

          Kürt devleti kurmak isteyenlerin amacı, Türkiye'nin bir kısmını da içine alan bir harita oluşturmaktır. Bu hedeflerine ulaşabilmek için adım adım ilerlemektedirler.

          Böyle bir Kürt devletinin ortaya çıkabilmesi için Suriye, Irak, İran ve Türkiye'nin sınırlarının değiştirilmesi ve söz konusu alanın büyük oranda Kürtleştirilmesi gerekmektedir.

          GÜNEY KÜRDİSTAN

          İşe önce Irak'tan başlanmıştır. Saddam Hüseyin'in devrilmesine Kürt kökenli Turgut Özal Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı döneminde doğrudan destek vermiştir. Bununla da yetinmeyerek 1988 Halepçe vakasında 500 bin, I. Körfez Savaşı'nda da 1 milyon olmak üzere toplam 1,5 milyon Irak Kürt'ünü Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerimize yerleştirerek bu bölgelerdeki nüfus dengesinin Türkler aleyhine değişmesi operasyonu yürütmüştür. Saddam Hüseyin'in devrilmesinden sonra da Kuzey Irak'ta nüfusu Kürtler kadar olan Türkmenler etkisizleştirilmiş ve Kürtçü literatürde Güney Kürdistan olarak tanımlanan Kuzey Irak Kürt Yönetimi oluşturulmuştur.

          BATI KÜRDİSTAN

          15 Mart 2011 tarihine gelindiğinde Suriye'de bir iç savaş çıkarılmış ve buradan kaçıp Türkiye'ye sığınan yaklaşık 500 bin Suriye Kürt'üne Gürcü kökenli Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından vatandaşlık verilmiştir. Beşer Esad'ın devrilmesini sağlamak amacıyla AKP hükümeti Suriye'ye askeri müdahalede bulunabilmek için Türk kamuoyunu ikna etme çabalarına devam etmektedir. Bu arada Suriye'nin kuzeyinde yerleşik Türkmenler bölgeyi Kürtleştirme çabasında olan Kürt milislerce katledilmektedir.

          DOĞU KÜRDİSTAN

          Amacı önce bölgesel Kürt yönetimlerini oluşturup sonra da Büyük Kürdistan'ı kurmak olan Büyük Ortadoğu Projesi'nin yürütücüsü ABD, İran'a da saldırmak için sürekli bahane aramaktadır. Nüfusunun üçte ikisi Azerbaycan Türklerinden oluşan İran'da da Suriye'dekine benzer bir savaş çıkarsa bölgenin Kürtleştirilmesi için ilk katledilecek olanlar yine Türkler olacaktır.

          KUZEY KÜRDİSTAN

          Kürtçü literatürde Türkiye'nin ağırlıklı olarak doğusunu ve güneydoğusunu kapsayan Akdeniz bölgesine kadar giren alana Kuzey Kürdistan denilmektedir. AKP hükümetinin başlattığı Anayasa değişikliği çalışmalarının ve müzakere sürecinin amacı bellidir.

          ÇÖZÜM

          En az 10 bin yıllık bir Türk yurdu olan Türkiye toprakları içinde bir Kürdistan asla kabul edilemez. Öncelikle 1988 Halepçe vakasından 2013 Suriyeli Kürt mültecilere dek vatandaşlık verilenlerin tamamının ve Avrupa'da Türkiye Cumhuriyeti Devleti pasaportu taşıyarak Türkiye aleyhinde faaliyette bulunanların vatandaşlıkları iptal edilmeli ve bunlar sınırdışı ve vatansız (haymatlos) ilan edilmelidir.

          Sonrası daha çetrefilli olmakla birlikte Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin vatan bütünlüğü ve Türk milletinin birliğinin sağlanması için atılması gereken adımlar bellidir.

          Kuruluş amacı Büyük Kürdistan projesinin Türkiye ayağını siyasi düzlemde hazmettirmek olan Kürtçü partiye oy verenler, PKK yandaşları, sempatizanları ve ayrılık ya da federasyonu savunan Kürtlerin tamamı Irak Türkmenleri başta olmak üzere Suriye ve İran'da yaşayan Türklerle nüfus mübadelesine tabi tutulmalıdır.

          Nüfus mübadelesine tabi tutulacakların tespiti ve tespit yönteminin nasıl olacağına dair Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Kurtuluş Savaşı sonrasında edindiği önemli deneyimler vardır.

          Nüfus mübadelesi dışındaki seçenekler Ortadoğu'da Türkiye'yi de içine alacak biçimde kanlı bir boğazlaşmanın tetikçisi olma riski taşımaktadır.

          Nüfus mübadelesi sağlandıktan sonraki gelişmeler dış politikanın yürütülmesi konusunda Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin elini rahatlatacaktır.

          Elbette ki bütün bunların olabilmesi için Türkiye'nin öncelikle ekranlarda onlarca kez BOP Projesi'nin Eşbaşkanı olduğunu söyleyen şahıstan ve onun partisinden kurtulması gerekmektedir.

          Dini hassasiyetleri nedeniyle eşbaşkana oy veren kesimler içinde bu gerçekler kendisine anlayacakları dilde anlatıldığında yaptığı yanlıştan dönecek insanların da var olduğunu unutmamak gerekir.

          Kendi kendimize yazıp çizmek yerine bu insanlara ulaşmak için her bir yurtsever gereğini yapmalıdır.

Atasen Genel Merkezi

 

 

My Great Web page

Facebookta Paylaş

Tweetle