Anasayfa'ya gitmek için tıklayınız.

 

 

                                                          

İletişim
Konuk Defteri
Sık Kullanılanlara Ekle
Giriş Sayfam Yap!

            

ATATÜRK KÖŞESİ

Sendikalı Olmak
Tarihçemiz
Atasen Marşı
Temel İlkelerimiz
Tüzüğümüz
Genel Merkez
Temsilciliklerimiz

BELGELİK

PROJELERİMİZ

HUKUK DANIŞMANLIĞI

BAĞIŞ

 

 


ATASEN BASIN AÇIKLAMALARI
 

 

 

İhanet Anayasası'na Hayır!

 

          Atasen Genel Başkanı sayın H. Cem Kanıbir'in "İhanet Anayasası'na Hayır!" toplantısındaki konuşmasının metnidir:

          “İhanet Anayasası’na Hayır!” toplantısının sayın heyeti, saygıdeğer öğretmenler, akademisyenler ve değerli konuklar, öncelikle toplantımıza hoş geldiniz, şeref verdiniz. Adını ulu önderimizden alan Atasen (Ata Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası) adına söz almış bulunuyorum, efendim.

         Sözlerime başlamadan önce Cumhuriyet Bayramınızı kutluyor ve toplantının düzenlenmesinde emeği geçenlere, bize konferans salonlarını açan Kıbrıs Türk Kültür Derneği yönetimine şahsım ve Atasen örgütü adına şükranlarımı sunuyorum.

         Değerli katılımcılar, Atasen eğitim-öğretim ve bilim hizmetleri iş kolunda faal bir sendikadır. Tüzüğümüzün 10. maddesi nedeniyle ve gönülden burada bulunuyoruz. Söz konusu maddemiz şöyledir:

         a) Atasen, amaçlarını gerçekleştirmek üzere T.C. Anayasası’nın ilk dört maddesindeki temel ilkelere ve ona uygun olarak çıkarılan yasalara bağlı kalır.

b) Atasen, ulusal çıkarları korur; Atatürk milliyetçiliğine bağlı, demokratik, laik, sosyal hukuk devleti değerlerini koruyup geliştirmeyi görev edinir.

c) Atasen, Atatürkçü düşünce sisteminin yaygınlaşması, Atatürk ilke ve devrimlerinin kökleşmesi için yasal yöntemlerle çalışır.

ç) Atasen, Atatürk’ü insani yönleriyle de başta öğrencilere ve öğretmenlere sonra da bütün topluma anlatarak sevdirmeye çalışır.

d) Atasen tüzüğünün bu madde hükümleri değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez. Bu hükümlerin tartışmaya açılması bile üyelikten çıkarılma ve genel merkez ya da şube yöneticilik görevlerinin sona erme nedenidir.

         Evet, saygıdeğer konuklar dolayısıyla Atasen olarak devletimizin ve çağdaş Türk ulusunun varlık nedeni olan Anayasa’nın değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddelerinin her harfinin altına imzamızı atıyoruz. Asli kurucu irade cephesinde tarafımızı alıyoruz. Bu irade, Amerika Birleşik Devletleri’nin ya da Çin Halk Cumhuriyeti’nin, Rusya’nın ya da İngiltere’nin, İran’ın ya da Arap cumhuriyetlerinin iradesi değildir. Bu irade, vatanı kanıyla koluyla bacağıyla canıyla kurtaranların iradesidir. Bu irade, kanla ve irfanla yani bilgiyle kurulan Cumhuriyet iradesidir. Asıl zaferi kazanacak olanların eğitimciler olduğunu açıkça vurgulayarak belirten Başöğretmen Mustafa Kemal’in iradesidir. Kurucu iradenin devletin temellerine ve milletimizin beyin hücrelerine yerleştirdiği temel ilkelerin değiştirilmek istenmesi, bize göre demokratikleşme falan değildir. Bunun böyle olduğunu sanmak en hafif tabiriyle gaflettir. Yer yer Avrupa Birliği havucu ya da ABD’nin beysbol sopasıyla gerici ve bölücü akımların desteklenmesiyle hedeflenen açık ve net bir yıkımdır. Türk adının Anadolu’dan silinmesi çabalarında son perdedir ve altın vuruş niteliğindedir. Bize göre 11 Kasım 1938’de başlayan bu girişimler son aşamasına gelmiştir.

         Değerli konuklar, Anayasa değişikliği şakaya gelmez. Hele hele temel ilkelerin bırakınız değiştirilmesi ya da değiştirilmek istenmesini tartışmaya açılması bile var oluş zeminimizin ayağımızın altından çekilmesi demektir. Susuz ve havasız kalmak gibidir. Atasen Disiplin Kurulu Başkanı sayın hocamız Prof. Anıl Çeçen konuşmalarında ulus devlet anayasasının önemini zaten belirttiler.

         Saygıdeğer konuklar, vatan evlatları, Almanya’da, Hollanda’da Türkçe dersleri kaldırılırken Fransa kendi diline sıkı sıkıya sarılırken İngiltere ve Amerika İngilizceyi bütün dünyaya çeşitli yöntemlerle dayatırken Türkiye’de etnik dillerin resmi dil yapılmak istenmesi büyük bir aymazlıktır. Dil olmazsa millet olmaz. Millet olmazsa milli devlet olmaz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tek resmi dili Türkçedir; Türkçe kalmalıdır. Türkçe giderse Türkiye gider! Değerli arkadaşlar, dil meselesine Atatürk’ün sözleriyle nokta koyalım. Bakalım Atatürk 1931 yılında ne söylemiş: “Milliyetin en belirgin niteliklerinden biri dildir. Türk milletindenim diyen insan her şeyden önce ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır. Türkçe konuşmayan bir insan, Türk kültürüne, Türk topluluğuna bağlılığını iddia ederse buna inanmak doğru olmaz.”

         Saygıdeğer konuklar, daha söylenecek çok şey var; söyleyeceğiz! Anlatılacak çok şey var; yazacağız! Kahpe Bizans’ın medyası bizi görmezden, duymazdan geldikçe daha çok çalışacağız! Yerel ya da ulusal milli gazetecilere ulaşacağız. İnterneti ve sosyal medyayı sonuna kadar kullanacağız. Ve bütün bunları “Önce ben!” değil “Önce vatan!” diyerek yapacağız!

         Saygıdeğer arkadaşlar, o kadar iğne batırdık azıcık da çuvaldızı kendimize batıralım. Bugünlere dek laik, demokratik, Atatürk cumhuriyetinin başına gelen badirelerde, genelde “Nasıl olsa ordu var!”, “Nasıl olsa yargı var!” denilmiş; bugün gelinen nokta gösteriyor ki gevşek davranılmıştır. Ancak artık biz de varız! Sizler varsınız! Dalga dalga uyanan millet var! Atatürk’ün öğretmenleri var! Biz, Atasen olarak Doğu’dan ve Batı’dan emperyalist bütün devletlerin içimize şırınga ettiği yapay sağ-sol ayrımlarını reddediyoruz. “Atatürk’te bütünleştik; O’nun ilke ve devrimlerinde birleşelim!” diyoruz.

         Atatürk’ün yiğit evlatları! Sizleri şahsım ve Atasen adına ayrı ayrı selamlıyor; saygılar sunuyorum. “Ne Mutlu Türk’üm Diyene!”

İzlemek için tıklayınız.

Atasen Genel Merkezi

 

 

My Great Web page

Facebookta Paylaş

Tweetle