Anasayfa'ya gitmek için tıklayınız.

 

 

                                                                      

İletişim
Konuk Defteri
Sık Kullanılanlara Ekle
Giriş Sayfam Yap!

 

 

ATATÜRK KÖŞESİ

Sendikalı Olmak
Tarihçemiz
Atasen Marşı
Temel İlkelerimiz
Tüzüğümüz
Genel Merkez
Temsilciliklerimiz

BELGELİK

PROJELERİMİZ

HUKUK DANIŞMANLIĞI

BAĞIŞ


YAZARLARIMIZ >> Ersoy KAMEK
 

 

 

 

Mesleki Eğitim Ne Zaman Gelişecek?

 

            R. Tayyip Erdoğan, Hatay'ın Dörtyol ilçesinde Demir Çelik Fabrikası'nın açılış töreninde konuştu: “Burada istihdam edilen elemanların meslek lisesi mezunları olması da ayrı bir önem ifade ediyor. Bu, Türkiye'de düz liselerden meslek liselerine geçiş iddiamızın da haklılığını gösteriyor. Zira Türkiye meslek liselerinde yüzde 70 oranını yakalamalı. Şu anda tam tersi... Şu anda yüzde 70 düz, yüzde 30 meslek lisesi var. Fakat buralarda düz lise mezunlarından çok meslek lisesi mezunlarına ihtiyaç var."

            Başbakan'ın söylediği çok doğru ama “Şimdi mi aklınıza geldi?” diyorum. Sekiz yılı geçen tek başına iktidar süreci yaşadık. Bu hükümet, yapmak istediği her şeyi yapmakta serbestti. Söze değil icraata bakmak gerekir. Ben samimi olmadıklarını düşünüyorum. Yanılmayı da isterim açıkçası. “Mesleki eğitimi kalkındıracağız!” sözünün seçim dönemlerinde çeşitli partilerce dile getirildiğini çok iyi bilmekteyiz. Bu söylem de onlardan biri. Aksini düşünmek isterdim fakat sekiz yıl mesleki eğitim yerinde saymıştır maalesef. Aşağıdaki tabloda bu açıkça görülmektedir.

Meslek liselerinin öğrenci mevcudu artıyor gibi bir söylem bazı ortamlarda dillendirilmektedir. Burada da bir aldatmaca olduğu aşağıdaki tabloda açıkça görülmektedir. Bir süredir süper liseler ve ardından da genel liseler Anadolu lisesine dönüştürülüyor. Daha önce açıklandığı üzere 2013 yılından itibaren genel lise kalmayacak. Bu nedenle bir süredir genel liselerde sınıf mevcutlarını 30 kişi sınırında tutma gibi bir uygulama vardır. Dolayısıyla diploma notu düşük olanlar meslek lisesine kaydırılmaktadır. Meslek liselerinde süregelen öğrenci artışı bu uygulamalardan kaynaklanmaktadır.

Meslek liseleri başarı düzeyi düşük öğrencilerin gideceği yerler olmamalıdır. Toplum hatta Milli Eğitim Bakanları bile meslek liselerini okuyamayacakların gideceği yer olarak algılamaktadır. Oysaki bu okullarda bazı dallarda iyi derecede matematik, fizik gibi bazı derslerin başarılabilmesi gereklidir. Temel zayıf olunca meslek de öğretilememektedir. Bunun daha da ötesinde okuyup yazmakta zorluk çeken, dört işlemi beceremeyen öğrencilerle karşılaşılmaktadır. Bu düzeydeki öğrencilere nasıl meslek öğretilecektir? Mesleğine hâkim olmayan, kendine güvensiz öğrenci hâkim olamadığı bir mesleği yapamamaktadır. Meslek liselerinin Meslek Yüksek Okullarına sınavsız geçiş hakkı da “Eğitimde, kaliteyi arttırmak amacıyla, başarıyı ve niteliği teşvik eden filtreler konulması” gerekçesiyle kaldırılmak istenmektedir. Demek ki YÖK de meslek liselerinden gelen öğrenci profilinden memnun değildir.

Üniversite mezunlarının yüzde altmışından fazlası öğrenim gördüğü alandan başka bir alanda çalışıyor. Bu oranın, meslek liselerinde de çok düşük olduğunu işin içindeki öğretmenler biliyor. Mesleki eğitimin yaklaşık iki kat daha pahalı olduğunu da biliyoruz. Buradan ciddi bir kaynak israfı yapıldığını çıkarabiliriz. Bunun nedenleri ve nasıl düzeltilebileceği üzerine düşünmeliyiz. Madem mesleki eğitim ülkemiz için önemli, o zaman kaliteyi arttırmak ve mezunların kendi mesleklerini yapması için ortak bir çalışmayla (MEB, eğitim sendikaları, meslek odaları vb.) çözüm bulunması gerekmektedir. Şu an mesleki eğitim için harcanan paranın amacına ulaşmadığını söyleyebiliriz.

Mesleki eğitimin sorunlarını çözecek olan hükümetlerdir. Mesleğinin hakkını veren mezunlar yetiştirmek en çok işletmelere yarar sağlayacaktır. Bu nedenle işadamları ve meslek odalarının da mesleki eğitimin kalitesinin arttırılması yönünde çaba göstermesi gerekir. Fakat işadamlarındaki ve meslek odalarındaki sözde çaba çok yetersizdir. Bu nedenle bugüne kadar mesleki eğitim ileriye değil geriye gitmiştir. Türkiye’deki ekonomi yönetiminin anlayışına bakacak olursak kalite değil ucuz işgücüne öne çıkmaktadır. Mesleğinde iyi yetişenler daha yüksek maaş talep ettiği için piyasa nasıl ucuz eleman çalıştırırım, derdindedir. Piyasanın işleyişine göre bu sonuç doğaldır. Dolayısıyla ekonomiye yön veren hükümetler ve iş dünyası mesleki eğitimin geliştirilmesi noktasında samimi değildir. Bu durumda görev, topluma düşmektedir. Çocuklarımızın gelecekte iş bulabilmesi ve ülkemiz ekonomisinin dünyada söz sahibi olur bir noktaya gelmesi için bugüne dek yapılmayan doğruların bir an önce yapılmaya başlanması gerekir.

Ülkemizde Genel ve Meslek Lisesi Öğrenci Sayılarının Toplam Ortaöğretim İçindeki Oranı: (Kaynak: TÜİK, 2008).

Öğretim Yılı

Genel (%)

Mesleki (%)

1996/1997

54,2

45,8

1997/1998

54,8

45,2

1998/1999

56,24

43,76

1999/2000

60,44

39,56

2000/2001

62,96

37,04

2001/2002

64,9

35,1

2002/2003

67,41

32,59

2003/2004

65,2

34,8

2004/2005

63,8

36,2

2005/2006

63,8

36,2

2006/2007

63,3

36,7

Bazı Ülkelerin Genel ve Mesleki-Teknik Programlara Kayıt Oranları: (Kaynak: TÜSİAD, 2006)

Ülkeler

Genel programlar (%)

Mesleki ve teknik programlar (%)

Polonya

45,7

54,3

Fransa

43,6

56,4

Almanya

37,8

62,2

Hollanda

30,9

69,1

İsviçre

35,0

65,0

Belçika

29,71

70,3

Finlandiya

41,2

58,8

Avusturya

20,7

71,8

Çek Cumhur.

20,5

79,3

İngiltere

30,8

69,2

Norveç

40,8

59,2

Danimarka

46,4

53,3

Tunus

94,6

3,4

Ürdün

75,1

19,6

Uruguay

81,3

18,7

Şili

63,1

36,9

Endonezya

64,7

35,3

Dünya Ortalaması

51,2

50,2

Türkiye

63,3

36,7

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

AB ülkelerinde mesleki eğitimin ortalaması yüzde 60'tır.

 

Ersoy KAMEK

Atasen Denetim Kurulu Başkanı

 

 

My Great Web page

Facebookta Paylaş

Tweetle